İftarda ve Sahurda Hazımsızlığa Son!
Ramazan Ayı'nın başlamasıyla birlikte hazımsızlık şikayetleri de artmaya başlıyor. Sahurda ve özellikle iftarda uzun süren açlık dönemlerinden sonra hızlı bir şekilde ağır yemeklerin tüketilmesi mide ile ilgili şişkinlik sorunlarını da beraberinde getiriyor. Almanya'da yapılan bir çalışmada hazımsızlık ve mide şikayeti olan 247 hastaya günde 2 defa 320 mg enginar ekstresi kullanmaları tavsiye edilmiş, enginar ekstresi kullana hastalarda 6 hafta sonra yaşam kalitelerinde kayda değer bir artış olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca bu hastaların hazımsızlık olarak da bilinen dispepsi şikayetlerinin büyük oranda ortadan kalktığı da bildirilmiştir (1).

Yine İngiltere'de Marakis ve arkadaşlarının yaptığı bir başka çalışmada hazımsızlık ve mide şikayeti olan 516 hastaya 2 ay boyunca günde 320 veya 640 mg enginar ekstre kullanmaları önerilmiştir. Hastaların 454'ü çalışmayı tamamlamış ve her iki dozda da tüm mide şikayetlerinin %40 oranında azaldığı tespit edilmiştir(2).

1- Pharmacol Ther. 2003 Dec;18(11-12):1099-105.Efficacy of artichoke leaf extract in the treatment of patients with functional dyspepsia: a six-week placebo-controlled, double-blind, multicentre trial. Holtmann G, Adam B, Haag S, Collet W, Grünewald E, Windeck T.Aliment
2- Phytomedicine. 2002 Dec;9(8):694-9.Artichoke leaf extract reduces mild dyspepsia in an open study.Marakis G, Walker AF, Middleton RW, Booth JC, Wright J, Pike DJ.

 Çocuk Beslenmesinde Prebiyotiklerin Önemi
Prebiotiklerin çocuklarda bağırsak mikroflorasında etkilerini incelemek amacıyla 342 bebek üzerinde bir çalışma yapılmış, altı ay sonunda prebiotik kullanan çocuklarda kullanmayanlara göre vücut ağırlığında artma gözlenmiştir. Ayrıca bebekliklerinin ilk yıllarında prebiotik kullanımıyla birlikte bağırsak ve solunum yolları enfeksiyonlarına yakalanma oranlarında önemli ölçüde azalma tespit edilmiştir (1).

1- Clin Nutr. 2009 Apr;28(2):156-61. Epub 2009 Feb 23. A formula containing galacto- and fructo-oligosaccharides prevents intestinal and extra-intestinal infections: an observational study. Bruzzese E, Volpicelli M, Squeglia V, Bruzzese D, Salvini F, Bisceglia M, Lionetti P, Cinquetti M, Iacono G, Amarri S, Guarino A.

 Kalsiyum Kullanıyorsanız, bu haberi mutlaka okumalısınız!
Bugüne kadar yaygın kullanılan K1 vitamini ağırlıklı olarak kan pıhtılaşması için etki ediyordu. Ancak, kullanımına yeni başlanan K2 vitamini kemiklerde kalsiyum toplanmasına yardımcı olup, atardamarlarda sertliğe yol açan kalsiyum birikmesine engel olmaktadır.

Kemiklerin daha sağlam olması, kalsiyumun kemik yapısına bağlanmasından sorumlu protein olan osteokalsinin aktive olması için K2 vitaminine ihtiyaç vardır. Kemiklerin sağlamlığı ve mineral yoğunluğu, iskeletin daha yoğun bir büyüme gösterdiği çocuklukta ve ergenlikte artırılabilir. Yirmili yaşların sonundan otuzlu yaşların ortasına kadar kemik kütlesinin zirvesine erişildikten sonra kemik mineral yoğunluğunda yaş ilerledikçe yavaş bir azalma olur. Bu nedenle, genç yaşlarda kazanılan kemik kütlesi ne kadar yüksekse genel olarak kemik kütlesi de o kadar uzun korunabilir. Çocukların kemik metabolizması erişkinlerden çok daha yüksektir, başka bir deyişle sağlıklı kemik dokusu yapılabilmesi için çocukların daha fazla K2 vitaminine ihtiyaçları vardır. Büyüyen çocuklarda K2 vitamini eksikliği çok önemlidir ve erişkinlikte bunun çok yönlü etkileri olabilir.

Kalsiyum, çözünebilen faktörler, hücreler ve dokulardan oluşan koordine bir sistemle uzaklaştırılarak arterlerin sağlıklı ve esnek kalması sağlanmaktadır. Ancak, K2 vitamini noksanlığı, kalsiyumun damarlardan temizlenme sürecinin normal işlemesini büyük ölçüde aksatmaktadır. Bu nedenle, K2 vitamini noksanlığı, damarlarda kalsiyum birikim riskini işaret etmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalarda, K2 vitamini alan kadınlarda kalp damar sağlığının daha iyi olduğunu bildirilmiştir.

K2 Vitamini eksikliği olan kişilerde görülebilecek sağlık sorunlarının başında, damarlarda kalsiyum birikmesi, eklem kireçlenmeleri, kemik yoğunluğunda azalma, kemik erimesi (osteoporoz) gelmektedir.

Kemiklerin sağlamlaşmasında gerekli olan kalsiyumun, kemik yapılarına bağlanması için spesifik bir proteinin aktivasyonunda K2 vitaminine ihtiyaç vardır. Arterlerde K2 vitamini, kalsiyumun damar duvarlarında birikerek damarın sertleşmesine yol açmasını önleyen başka bir proteini aktive etmektedir.

K2 vitamini besinler yoluyla alınmalıdır. K2 vitamini, bakteriler tarafından yapılır ve peynir gibi fermente gıdalarda, düşük miktarda bazı süt ürünleri ve yumurta sarısında bulunur. K2 vitamini meyvelerde ve sebzelerde çok az miktardadır.

Osteoporoz ve K2 Vitamini Kullanımı

Bazı ilaçların veya kronik hastalıkların yol açtıkları osteoporozun önlenmesinde vitamin K2 kullanılmaktadır. K2 vitaminini, özellikle osteoporoza (kemik erimesi) yol açan hastalıkları bulunan veya ilaçlar alan kişiler kullanıyor. Bunun dışında asıl menopoz sonrası kemik erime riski olan kadınlar da K2 vitamini kullanmalıdır. Menopoz sonrası kadınlarda kemik erime riski ve buna bağlı kemik kırıkları çok sık görülür. Yapılan bilimsel araştırmalarda K2 vitamini kullanan menopoz sonrası kadınlarda kemik yoğunluğunun arttığı ve dahası kemik kırıklarında bir azalmanın olduğu bildirilmiştir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Öğretim Üyesi Prof. Dr. C. Tamer Erel



Sifar İlaçları Ticaret ve Sanai A.Ş.http://www.sifar.com.tr